Air Jordan
- Defne Değer
- 4 gün önce
- 2 dakikada okunur
Lise basketbol takımına alınmayan bir genç, yıllar sonra dünyanın en büyük spor ikonlarından biri olacağını söyleseydi kim inanırdı? Bahsettiğimiz bu genç milyonlara ilham olmuş, efsanelerden oluşan kariyerini hayal kırıklıkları, bitmek bilmeyen antrenmanlar ve vazgeçmemek üzerine kurmuş olan Michael Jordan'dır. Peki, adını basketbol tarihine altın harflerle yazdırmasını sağlayan bu yolculuk nasıl başladı?

17 Şubat 1963'te doğan Michael Jeffrey Jordan, çok küçük yaşlardan itibaren spora ilgi duymaya başladı. Basketbolun yanında beyzbol ve Amerikan futbolu da oynayan Jordan lisenin ikinci yılında okulunun basketbol takımına girmek için seçmelere katıldı. Bu seçmeler onun basketbol kariyerindeki ilk başarısızlığı oldu. O zamanlar belki bilmiyordu ama bu ilk başarısızlık onun ödüllerle bezeli kariyeri için attığı ilk adımıydı.
Takıma girememiş olmasıyla yaşadığı hüsran ve yetersizlik hissi o zamanlarda toy bir ergen olan Jordan’: daha çok çalışmaya itti. Sahip olduğu bir hayali vardı ve o bu hayal için okula herkesten önce gelip çalıştı. Belki kimi zaman canı çıktı, belki kimi zaman uykusuz kaldı ama asla pes etmedi; zil çaldığında öğretmenlerinin dalma spor salonunu kontrol etmesini gerektiren hırslı bir çocuk haline geldi. Azmi ve pes etmemesi ilk meyvelerini bir sonraki yıl verdi ve Jordan okul takımına kabul edildi.
Lise takımına seçilmesi Michael Jordan için geleceğe açılan bir kapı niteliğindeydi. Daha lise yıllarından itibaren pek çok üniversitenin dikkatini çekti. Burs aldığı North Carolina Üniversitesinde yeteneğini tüm ülkeye kanıtlayan Jordan, 1982 yılında NCAA finalinde attığı krıtık basketle NBA'e giden yolun kapılarını araladı.
NBA'e adım atmasıyla kısa sürede başarıları katlanarak arttı ve Air Jordan lakabını aldı. Bulls’u üç kez dünya şampiyonu yapmasının ardından babasının vefatıyla basketbola ara verdi ve profesyonel olarak beyzbol oynamaya başladı. Her ne yaşamış olursa olsun Jordan iki yılın ardından basketbola dönerek bir kere daha takımını Zirveye taşıdı. Üst üste üç NBA şampiyonluğu kazanmasıyla kariyerinde toplam altı NBA şampiyonluğu elde etti. Sonrasında emekli olduğunu açıklasa bile kopamadığı basketbol kariyeri bu defa onu Washington Wizards formasıyla bir kere daha sahalara taşıdı.
Altı NBA şampiyonluğu, beş MVP ödülü ve kırdığı sayısız rekor ile kariyerinden resmen emekli oldu.
Michael Jeffrey Jordan yalnızca spor tarihine değil, spor kültürüne yaptığı katkılarıyla da tanınan bir isim. Adını kendisinin lakabından alan Air Jordan ayakkabıları dünya çapında spor giyimin simgelerinden biri haline geldi. Michael Jordan'ın hikayesi vazgeçmeyenlerin, azmi sayesinde yedek kulübesinden dünya tarihine geçmeyi düşleyenlerin hikayesidir. Emekler, hayaller ve kımı zaman acı kimi zaman şampiyonluklarla ama en çok da umut ve başarının ışığıyla bezeli bu hikaye günümüzde insanlara örnek olmaya hâlâ devam ediyor.



Yorumlar